gezz.org

Cumartesi
19 May
Metin boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa Seyahat Avrupa Köln : Bir karnaval coşkusu

Köln : Bir karnaval coşkusu

Tarihi boyunca ekonominin, kültürün ve sanatın önemli merkezlerinden biri olan Köln, hayatı her mevsim karnaval gibi yaşayan bir şehir...

Köln’e ilk olarak Amsterdam’dan bir gemiyle gitmiştim. Şehrin siluetine damgasını vuran  katedral, kilometrelerce öteden selamlamıştı bizi, aylardan şubat ve karnaval zamanıydı. Havanın o kadar soğuk olmasına rağmen insanların kostümleriyle yaptığı geçit töreninden çok etkilenmiş, mutluluğun dış faktörlerden ziyade insanın içindeki coşkudan kaynaklandığına karar vermiştim. Köln insanı sarmalayıp, yaşamın içine sokan şehirlerden, bundaki en büyük rol ise Kölnlülere ait.

İsviçre Alpleri’nden başlayıp, kuzeye doğru akan Ren Nehri, binlerce yıl uygarlıkların beşiği olup Avrupa’nın ticaret hayatına yön vermiş. Romalılar MS 50 yılında Colonia Agrippina isimli şehirlerini 1320 km uzunluğundaki Ren Nehri’nin kenarına kurmuşlar. Şehir cam işçiliği de dahil değişik alanlarda ticari bir merkez olmuş. Beraberlerinde Hıristiyanlığı getiren Romalılar, Köln’ün en önemli Katolik merkezlerinden biri olmasını sağlamışlar. Ortaçağda daha etkin bir konuma gelen, Prusya döneminde Ren Bölgesi’nin başkenti seçilen şehrin büyük bir bölümü II. Dünya Savaşı sırasında tahrip olmuş. Bombalamalar esnasında, hem tarihi açıdan önemi, hem de yön bulmaya yardımcı olması nedeniyle katedrale dokunmamışlar.

KÖLN VE İSTANBUL KARDEŞ ŞEHİR
Bugün Ren Bölgesi’nin, ekonominin, kültürün, sanatın ve uluslararası fuarların Almanya’daki en önemli merkezlerinden biri olan Köln tarih boyunca önemini hiç yitirmemiş. 2006’daki Dünya Futbol Şampiyonası gibi çok sayıda etkinliğin ve fuarın yapıldığı bir milyon nüfuslu Köln’e geçtiğimiz yıl 2.3 milyon turist gelmiş. Bu yıl da Köln ve İstanbul’un kardeş şehir olmalarının 10. yıldönümü münasebetiyle 26 Mayıs-1 Haziran tarihlerinde her iki şehirde kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Düzenlenecek konserler, sergiler, film gösterimleri ve geleneksel gösterilerle iki şehrin halkı birbirini daha da yakından tanıma fırsatı bulabilecek.

KARNAVAL ZAMANI
Köln de İstanbul gibi yaşamın sol şeritte seyrettiği şehirlerden biri, öyle ki mevsimleri bile beşe çıkartmışlar. Beşinci ve en önemli olan mevsim kesinlikle Karnaval. Paskalya öncesi yapılan perhiz dolayısıyla, Karnaval ete veda anlamı taşıyor. Çok sayıda turistin de katıldığı Karnaval zamanı tüm şehir şenlik yerine dönüyor ve eğlence sabahlara kadar sürüyor. Roma döneminde Dionysos ve Satürn için yapılan şenliklerle ilk temelleri atılan Karnaval’da bir milyondan fazla kişi geçit törenlerini izliyor. Karnavalın bugünkü halini alması ise son 180 yılda olmuş. Karnaval zamanı yapılan geçit törenlerinde prens ve köylüyü temsil eden figürler ön planda oluyor. Köln’de 160 civarında örgüt beşinci mevsimin organizasyonunda görev alıyor. Karnaval dışında, yazın Fühling Gölü’nde yapılacak olan festivalle, sonbaharda gerçekleşecek olan ‘Uzun Geceler’ etkinliklerinin 2007 yılına damgalarını vurmaları bekleniyor. Köln dinamizmin şehri, biten bir etkinliğin ardından yenisi sıraya giriyor.

KATEDRALİN GÖRKEMİ
1998’de 750. yıldönümü kutlanan Köln Katedrali, Almanya’nın en çok ziyaret edilen tarihi eseri. 1248 yılında başlayan inşaat 600 yıldan fazla sürmüş ve 1880’de tamamlanmış. Şehre gelen herkes görsün diye tren istasyonunu bile katedralin yanına yapmışlar. UNESCO’nun ‘Dünya Kültürel Mirası’ listesinde bulunan yapıyı yılda altı milyon insan geziyor. 157 metrelik Aziz Piyer ve Meryem Ana kuleleriyle dünyanın en büyük gotik katedrallerinden biri olan yapıda çok değerli sanat eserleri bulunuyor. 1350 metrekarelik bir alanı kaplayan vitrayların çoğunda İncil’den alınma hikâyeler var. 1164 yılında Roma İmparatoru Frederick Barbarossa’nın şehre getirdiği, üç kralın kemiklerinin bulunduğu bölüm, katedralde en çok ziyaret edilen yerlerden biri. 509 merdiveni çıkmayı göze alırsanız, güneydeki kulede muhteşem bir manzara var.

İlk üniversitenin 1388’de açıldığı Köln’de yaşayanlar romanesk üslupta yapılmış 12 kilise, Roma surları ve Belediye Binası gibi çok sayıda tarihi bina ve sanat eseri bulunan şehirlerine ‘Kutsal Köln’ diyorlar ve ona her zaman sahip çıkıyorlar. Çoğu dini şehitler ve piskopos mezarlarının olduğu yerlere inşa edilen romanesk kiliselerden St. Andreas, St. Apostlen, Gross St. Martin, St. Pantaleon ve St. Kunibert  şehrin en güzellerinden. Avrupa’daki romanesk mimariyi de etkileyen bu kiliselerin neredeyse tamamı II. Dünya Savaşı’nda yıkılmış; çoğu restorasyonlar sonucu eski görkemlerine kavuşmuşlar.

SANATIN DA MERKEZİ
Şehirde Dionysos mozaiğinin bulunduğu Römisch-Germanish Müzesi dışında, modern sanatların sergilendiği Ludwig ile çoğunlukla empresyonist eserlerin olduğu Wallraf-Richartz Müzesi de bulunuyor. Doğu Asya Sanatları ve Uygulamalı Sanatlar Müzeleri yaptıkları sergilerle sanatseverlerin odak noktası... Ludwig ailesinin özel koleksiyonlarının sergilendiği müzede Alman ekspresyonistlerin, sürrealistlerin ve Amerikan pop sanatçılarının dışında Picasso’nun eserleri de yer alıyor. Adını 1824 yılında sanat koleksiyonunu şehre bağışlayan Ferdinand Franz Wallraf ile ilk binayı yaptıran Johann Heinrich Richartz’dan alan Wallraf-Richartz Müzesi, Albrecht Dürer, Peter Paul Rubens, Simone Martini ve Edvard Munch gibi sanatçıların eserleriyle dikkat çekiyor.  Köln’de toplam 36 müze ile 100’ün üzerinde sanat galerisi bulunuyor. Köln Operası, tiyatrolar ve Köln Filarmoni Orkestrası’nın konserleri ise şehrin kültürel yaşamındaki yansımalardan sadece bazıları. Müzikal düşkünleri Köln’deki Musical Dome’da iki yıldır sergilenen ‘We Will Rock You’ ile güzel vakit geçirirken, gençler 20 bin kişilik Kölnarena’da dünyaca ünlü sanatçıların verdiği konserleri izliyor.

EAU DE COLOGNE
Köln’ü keşfetmenin en güzel yolu tarihi bölgedeki sokaklarda kaybolmak, sürpriz avlular ve meydanları keşfedip küçük kafelerde soluklanmak. Ya da geçtiğimiz yıl Almanya’nın ‘En İyi Alışveriş Caddesi’ seçilen Hohe Strasse ile Schildergasse gibi büyük mağazalarla dolu caddelerde kalabalığa karışmak. Ren Nehri boyunca yürüyüp Rheinpark’a veya Hayvanat Bahçesi’ne gitmek ise diğer alternatiflerden.

Köln deyince akla ilk gelenlerden biri de Eau de Cologne. Kolonya (suyu) yazısı günümüzde parfüm şişelerinin üzerindeki yerini alırken, bu ferahlatıcı sıvı gündelik hayatın da olmazsa olmazlarından biri haline gelmiş.

Köln, Avrupa’nın en güzel ve en önemli şehirlerinden biri... Romalıların yüzyıllar önce söylediği “Köln’ü görmeyen, Almanya’yı görmüş sayılmaz” sözü hâlâ geçerliliğini koruyor. Romalıları dinleyin, tavsiyelerinden memnun kalacaksınız.

 

 

 

Sitedekiler

Şuanda 28 konuk çevrimiçi

Tanıtım


"Dünyada cenneti arayanlar, Dubrovnik'i görmeliler..." - G.Bernard Show
Dujoy.com ile Adriyatik'in eşsiz güzellikteki tatil mekanını keşfedin.