Brüksel havaalanından her saat başı kalkan otobüslerle Brüksel'e 30 dakika uzaklıkta yer alan Antwerp, Avrupa'nın en modern liman kentlerinden. Butik hizmet anlayışıyla hizmet veren birçok otel, restoran ve mağazaya ev sahipliği yapan şehir, aralarında Walter Van Beirendonck, Dries Van Noten ve Diane von Furstenberg gibi isimlerin bulunduğu “Antwerp'in 6'lısı” olarak tanınan dünyaca ünlü modacıların da ana vatanı.
Avrupa'nın en büyük üçüncü liman şehri olan Antwerp, aynı zamanda Belçika'da en önemli merkezlerden. Moda dünyasına son yıllarda önemli isimler kazandıran ve birçok modacıya ilham kaynağı olan şehir, keşfedilmeyi bekleyen bir mabet. Eğer hayatınızda kaliteli, zevkli ve yaratıcı tatlar arıyorsanız; Antwerp sadece ziyaret etmek için değil yaşamak için de doğru adres olabilir.

Neden gitmeli?
Mağazalardan duymaya alışık olduğumuz “butik” kavramı Antwerp'te restorandan otele, bardan gece kulübüne geniş bir anlam kazanıyor. Şehirde gerçekten de her şey tam anlamıyla butik. Avrupa'nın en büyük üçüncü liman kenti olması nedeniyle gelişmiş hizmet anlayışı, nüfusun az olmasından kaynaklanan butik hizmet anlayışıyla birleşince farklı bir harmoni doğuruyor. Şehirde gittiğiniz en lüks restoranın 6 masadan, otellerin 3 odadan ya da barların sadece 10 metrekareden ibaret olması sizi şaşırtmasın. Bu bir Antwerp klasiği...Dünyanın pırlanta ticaretinin %70inin Antwerp'ten yapılıyor olması bir yana dursun, sadece antikacı ve eskiciler bile şehri ziyaret etmek için başlıca neden. Hemen hemen dünyanın dört bir yanından toplanmış antikaların yanı sıra 60'lı ve 70'li yılların kült tasarım objelerini satan eskiciler, hemen her zevke sahip alışveriş tutkunlarını şehre çekiyor. Oldukça makul fiyatlarla satılan ürünleri keşfetmek için mutlaka bir gününüzü ayırmalısınız.
Şehir merkezi çok büyük olmadığından kendi favorilerinizi tüm sokakları yürüyerek belirlemelisiniz. Butik anlayışı son derece gelişmiş kentte birbirinden farklı zenginlikler sunan mağaza ve galerileri bir listede toplamak neredeyse imkansız. Restoranlar için de aynı durum söz konusu. Antwerp'te nerede yerseniz yiyin pişman olmayacaksınız. Şehirde hizmet veren her yer için ortalamanın üstünde demek doğru olacaktır.
Belçika çikolataları ve Waffle kokusu şehre girdiğiniz andan itibaren etrafınızı sarıyor. Kilo almamak için pek yanaşmasanız da yolculuk boyunca bu dayanılmaz lezzetlere ve kokulara karşı koymak neredeyse imkansız. Geleneksel tatlar kadar tarihi ve kültürel zenginlikler de Antwerp'i çekici kılıyor. Avrupa'nın en güzel katedrali olarak adlandırılan “Cathedral of Our Lady”,moda müzesi Momu, dünyaca ünlü ressam Rubens'in evi ve tüm kadınların en büyük gözdesi pırlantanın merkezi mutlaka görülmesi gerekenler listesinin başında geliyor.
Nerede kalmalı?
Hotel Julien
Korte Niewstraat 24
Şehrin merkezinde yer alan bu sade butik otel, özellikle hafta sonu paketleri ile daha da cazip hale geliyor. Mükellef kahvaltısı ile de ün yapmış olan otelde, şöminenin başında içkinizi yudumlarken şehrin ortasında yaşayacağınız sakinlik ve dinginliğe inanamayacaksınız. Yemyeşil bir avlunun etrafında yer alan iki eski tarihi binanın renove edilmesiyle ortaya çıkan Hotel Julien'de, her türlü ihtiyaç düşünülmüş. Otelde oda fiyatları 165-260 Euro civarlarında seyrediyor. Odada şampanya ile karşılanacağınız, bir gece size özel hazırlanan yemeğin keyfine varabileceğiniz, alışveriş rehberinden müze giriş biletine kadar her şeyin düşünülüp organize edildiği hafta sonu paketleri ise kişi başı; 244 Euro'dan başlıyor.
Slapen Enzo
Karel Rogierstraat 20
Sadece 6 odası olan bu minimalist butik otele rezervasyon yaptırmadan hangi duyguyu yaşamak istediğinize karar vermeli, farklı konseptlerde tasarlanan odalardan ona göre yerinizi ayırtmalısınız. En büyük oda olan “Oturma odası”nda bir adet şömine ve sürekli bir sanat ekspozisyonu da mevcut. Odaların bazılarında bulunan siyah mermer banyolar ve sahte kürkten yatak örtüleri ortama kitch bir hava katıyor. Otelde konaklama fiyatları, 135 ile 230 Euro arasında değişiyor.
Charles Rogier XI
11 Karel Rogierstraat
Antwerp'in yeni popüler bölgesi South'ta yer alan iki süit ve standart odadan oluşan bu konukevinde, çekici kokulara bürünmüş çarşafların içinden çıkmanın güç olacağını hemen belirtelim. Otel sahibesi Katrin tarafından size özel olarak seçilen restoranlarda yemek yiyebilir, mağazalarda alışveriş yapabilir ve Antwerp keyfini bu küçük konukevinde kendinizi çok özel hissederek yaşayabilirsiniz. Charles Rogier XI'da konaklama fiyatı 200 Euro.
Matelote Hotel
Haarstraat 11a
Antwerp'in bir numaralı restoranı Gin Fish'in sahiplerinin Şubat 2007'de açtığı 9 odalı bu butik otelin çok yakın zamanda şehrin bir numaralı oteli olarak anılacağı şüphesiz. Genç mimar Peter Deelen tarafından tasarlanan otele girer girmez kendinizi mutlu ve rahatlamış hissedeceksiniz. 16.yüzyıldan kalma bina modern tasarım anlayışı ile yapılan dokunuşlarla, 21. yüzyıl ruhunu taşıyor ve çağımızın her türlü konforuna sahip. Her müşteriye kendisini özel hissettirmeyi hedefleyen otelde konaklama fiyatları 115 ile 225 Euro arasında değişiyor.

Nerede yemeli - içmeli?
Gin Fish
Haarstraat 9
Antwerp'in belki de bu en özel ve butik restoranında öğle yemeği servisinin bulunmadığını hemen belirtelim. Mutlaka en az bir hafta öncesinden rezervasyon yaptırmanız gereken Gin Fish'in restoran bölümü, sadece altı masadan oluşuyor. Herhangi bir yemek mönüsü bulunmayan restoranda, şefin günlük fiks mönüsünde yer alan lezzetlerden tatmak, Gin Fish'i tercih edenler için zorunlu. Ama merak etmeyin; yemek servisinden önce şef bizzat masanıza geliyor ve o gün sizin için neler hazırlandığını tek tek anlatıyor. Kesinlikle çok memnun kalacağınız Gin Fish'te kişi başı ücret; şarap almak isterseniz 75, istemezseniz ise 60 Euro.
Lux
Adriaan Brouwerstraat 13
Antwerp'in barı ve restoranıyla en popüler mekanlarından Lux'ün mönüsü her ay değişiyor. Dünya mutfağının özel lezzetlerini sunan mekandaki hemen her yemek denemeye değer. Şehrin en hip restoranlarının başını çeken Lux, Cumartesi öğlenleri kapalı. Gitmeden önce rezervasyon yaptırmanız gereken Lux'ü özellikle haftasonu akşam yemeğinde tercih etmenizi ve yemekten sonra barında bir içki almanızı tavsiye ederiz.
Het Pomphuis
Siberiastraat z/n
Antwerp'in kuzeyinde yer alan Het Pomphuis endüstriyel bir mekanın sahip olabileceği en elegan görünüme sahip. Şehrin eski hidrofor merkezinin restorana dönüştürlmesiyle ortaya çıkan Het Pomphuis'ta yemeğinizi yerken eskiden kalma dekorun içinde tarih turuna çıkıyorsunuz. Yemekleri kadar barıyla da meşhur mekan, limanın kuzey bölgesini canlandıran en önemli ayrıntı. Ultra yüksek tavanların altında, Fransız mutfağının seçkin lezzetlerini mutlaka denemelisiniz.
Gulden Beer
Grote Markt 41
Antwerp'in en ünlü meydanında, katedralin hemen yanı başında konumlananGulden Beer daha çok hafta içi öğle, hafta sonu ise akşam yemeklerinde popüler. İtalyan ve Fransız mutfaklarının sentezlenmesinden oluşan füzyon restoran mönüsünde, ağırlıklı et ve balık çeşitlerinden oluşan özel lezzetler yer alıyor. Gulden Beer'deki lezzetlerden tatmak için en az iki gün öncesinden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Grote Markt'ta yer alan Gulden Beer'de arzu ederseniz özel davetlerini için üst katı kiralayabilirsiniz.

Nerede eğlenmeli?
Bar Italia
Graaf Van Egmontstraat 13
Son zamanların popüler bölgesi South'ta gidilebilecek birçok barın hemen bitişiğinde yer alan bu İtalyan restoranına şehre geldiğinizde mutlaka uğramalısınız. Uzun zamandır bu kadar lezzetli makarnalara başka bir yerde rastladınız mı bilinmez ama ne yapın edin midenizde leziz tatlar için de bir yer bırakın. Antwerplilerin de çok tercih ettiği, özellikle Pazar akşamları erken saatlerde gittikleri restorana hangi gün giderseniz gidin mutlaka rezervasyon yaptırın. Fiyatlar normal bir İtalyan restoranına göre biraz yüksek, ama emin olun değecek.
Velvet – Stereo Sushi
Luikstraat 6
Çoğu mekanın aksine, tatillerde bile açık olan Velvet Lounge'un kokteyllerini mutlaka denemelisiniz. Müzik konusunda da oldukça iddalı olan mekanda, chill out ve lounge jazz dinleme fırsatına sahipsiniz. Hatta bu müzik ziyafetini mekanın dışına da taşımak isterseniz; mekanın kendine ait iki farklı albümünün bulunduğunu da belirtmekte yarar var. Çilek seviyorsanız; kokteyllerden Caipiroshka'yı mutlaka denemelisiniz. Kırmızı rengin hakim olduğu Velvet'ten çıkınca yan kapıdan girerek şehrin en popüler kulüplerinden Stereo Sushi'ye uğramayı da unutmamalısınız. Stereo Sushi, Asya mutfağından seçmeler sunan restoran, bar ve kulüpten ibaret. Haftasonları ünlü DJ'leri ağırlayan mekanı gecede 700-800 kişi ziyaret ediyor.
Martini Bar
Lange Gasthuisstraat 11
Eskiden bir banka binası olan Antwerp'in en avangart mağazası Verso'nun girişinde yer alan Martini Bar, aynı zamanda dünyanın ikinci Martini Bar'ı olma özelliğini de taşıyor. Bir mağazanın içinde yer almasından dolayı saat 21:00'de kapanan bar, yemek öncesi gidilen şehrin en popüler barlarından. Başta Martini ile hazırlananlar olmak üzere hemen her tür kokteyli bulabileceğiniz mekanda, şampanya ve şarap da çok tercih edilen içkiler arasında. Bembeyaz ve aynalı dekorasyonu, chill out müziği ve birbiri ile yarışırcasına giyinmiş müdavimleri ile Martini Bar, görülmeye değer.
Cocktails at 9
Lijnwaadmarkt 9
Çoğu Antwerplinin bile henüz keşfetmediği bu yeni ve yakında dolup taşacak kokteyl-bar, şehrin merkezinde ve katedralin yan sokaklarından birinde yer alıyor. Mekanı gördükten sonra barın sahiplerinin aynı lokasyonda yakında açacak oldukları Sleeping in Linnen'in de açılır açılmaz kalınabilecek en iyi oteller listesinde olacağını söylemek yanlış olmaz. Lounge havasındaki Coctails at 9, her daim gidip içkinizi yudumlayabileceğiniz bir mekan.
Nereden alışveriş yapmalı?
Sussies
Oude Koornmarkt 69
Katedralin hemen arkasındaki sokakta yer alan Sussies mutlaka uğranması gereken bir ikinci el mağazası. Pazartesi günleri saat 13:00'te açılan mağaza, haftanın diğer günlerisaat 11:00'de açılıp 18:00'de kapanıyor. 60'lı ve 70'li yılların kıyafetlerinin yanı sıra, o döneme ait tasarım objelerinin de satıldığı Sussies'de fiyatlar da oldukça uygun. 25'Euro'ya 40 yıl öncesine ait kullanılmış muhteşem bir elbise bulabileceğiniz mağazada, zaman zaman yine eski dönemlere ait ama hiç kullanılmamış aksesuarlar da bulabilirsiniz. Özellikle de ayağınız 40 numaraysa çok şanslısınız; çünkü Avrupa'nın dört bir yanındaki depolardan gelen vintage ayakkabıları toplayan mağaza, aynı zamanda özel işçiliğe sahip bu aksesuarları 50 Euro gibi uygun fiyatlara satışa sunuyor.
Walter
Henri van Heurckstraat 5
Moda dünyasındaki “Antwerp 6”lısının en ünlülerinden Walter Van Beirendonck'un mağazası, alışveriş adına ilk görülmesi gereken yerlerden. Bir garajda konumlanan mağazanın girişi de yine garaj kapısından. İçeriye girdiğinizde dünyanın en popüler mağazası Dover Street Market'a gelmişsiniz hissi yaratsa da hemen belirtelim Walter, 98 yılında açılmış ve Comme des Garçons'un tasarımcısı Rei Kawakubo'ya Dover Street Market'ı yaratmasında bizzat ilham kaynağı olmuş. Dünya modasına yön veren genç tasarımcıların yanı sıra Walter'ın kendi tasarımlarının da satıldığı mağazaya mutlaka uğramalısınız.
Anna Heylen
Lombardenvest 44b
Royal Academy mezunu Anna Heylen'in şehrin en popüler sokaklarından birinde yer alan mağazası, yerli yabancı birçok müşteriyi ağırlıyor. Daha çok ipek gibi abiye kumaşların kullanıldığı koleksiyonda günlük giyime yönelik parçalar da sergileniyor. Özel tasarımlardan hoşlanıyorsanız dünyadaki ününe rağmen çalışmalarını hala Antwerp'teki küçük atölyesinde sürdüren Anna Heylen'in tasarımlarına göz atmalısınız.
Dries Van Noten
Nationalestraat 16
Antwerp Royal Academy of Fine Arts mezunu olan ünlü tasarımcı aslında aile işini devam ettirmiş ve farklı bir noktaya taşımış. Antwerp'teki ilk erkek butiğini büyükbabası açmış olan Noten'in ailesi hep terzilik ve tekstil üretim işi ile uğraşmış. Ünlü tasarımcı Dries Van Noten'in tüm koleksiyonlarını bulabileceğiniz iki noktadan biri olan mağaza şehrin dünyaca bilinen en iyi markaların mağazalarının bulunduğu Nationalestraat'ta yer alıyor.
Neyi mutlaka görmeli - yapmalı?
Moda müzesi Momu'yu keşfedin. Çağdaş moda müzesi Momu, son yıllarda dünya modasında adlarını sıkça duymaya başladığımız Antwerpli tasarımcıların bakış açısını en iyi yansıtan mekanlardan biri. Kendi seçtiği koleksiyonlardan oluşan ikinci sergisini meraklılarıyla buluşturan müzenin yeni koleksiyonunun yönetimini Bob Vershelst yapmış.Giriş katında dönemsel sergilerin yer aldığı müzenin birinci katında daimi Momu koleksiyonu sergileniyor. Podyumun en ön sırasında moda şovunu seyredebiliyormuşsunuz gibi bir izlenim veren müze, 2002 yılında kapılarını ilk koleksiyonu “Kulis 1” ile açmış. 2007 yılında görücüye çıkan ikinci koleksiyon, Dirk Van Saene'nin 2006-2007 kış koleksiyonundan her biri ayrı bir çağı sembolize eden 7 adet kıayfeti ile başlıyor.
Avrupa'nın en güzel katedrali “Cathedral Of Our Lady”yi gezin. Antwerp'in merkezinde 16.yüzyıl ve Antwerp'in altın çağı olarak bilinen 17.yüzyıl başlarından kalma 5 adet birbirinden ünlü kilise yer alıyor. Kiliselerin beşi de faal ve hepsinde dünyaca ünlü Antwerp'li ressam Peter Paul Rubens'in dokunuşu var. Kiliselerin hepsine gitmeye vaktiniz olmayabilir, ancak size tavsiyemiz Avrupa Katedralleri içinde en güzeli olarak bilinen Cathedral Of Our Lady'yi görmeniz. Antwerp'in en ünlü meydanı Groenplaats'ta 123m. Yüksekliği ile 1500'lü yıllardan beri göğe uzanan taştan bir dantela olarak nitelendirilen, dört duvarı altın saatlerle bezenmiş olan katedral, gerçekten çok etkileyici. Katedral, 17.yüzyılın barok tarzı ile 19.yüzyılın neon-gotik tarzının izlerini taşıyor, içinde 4 adeti Rubens'e ait muazzam sanat eserleri bulunduruyor ve işlemeli camları, oymalı mobilyaları ile alabildiğince büyüleyici bir ihtişam sunuyor. Katedral gezinizden sonra öğlen yemeğinizi Gulden Beer'da yiyebilir, ya da akşamüstü içkinizi Coctails At 9'da yudumlayabilirsiniz.
Rubens'in evine gidin. Antwerp'in gelmiş geçmiş en ünlü vatandaşı ünvanına sahip Peter Paul Rubens müzesi, sanatçının hayatının çoğunu geçirdiği evin müzeye dönüştürülmesi ile oluşmuş. Rubens, 38 yaşından sonra burada ilk eşi, ikinci eşi ve çocukları ile yaşamış. Sanatçının çalıştığı atölyeyi de görebileceğiniz müzede, birçok tablosunu ve heykelini de görme şansını yakalayacaksınız. Müzenin yeşillikler ve yine heykellerle dolu bahçesini de mutlaka görmelisiniz. Hayattayken de birçok insan tarafından ziyaret edilen evi, günümüzde Rubens'in eserlerini yakından görmek isteyen sanatseverlerle dolup taşıyor.
Pırlanta diyarını ziyaret edin. Antwerp'in en önemli özelliklerinden biri de dünya pırlanta piyasasına ev sahipliği yapıyor olması. Dünyada pırlanta ticaretinin %70'i Antwerp'ten geçiyor; durum böyle olunca da Belçika'ya kadar gitmişken pırlanta dünyasını ziyaret etmek zorunluluğa dönüşüyor. Central Station'ın hemen yanında yer alan “DiamondLand”, şüphesiz pırlanta merkezlerinin en büyüğü. Antwerp'te uluslararası pırlanta ticaretinin kontrolü Yahudilerin elinde. Eğer fırsat bulursanız pırlanta üretim mahalinde gezmek ve geçmişten günümüze Yahudi ailelerin adeta bir geleneği haline gelen pırlanta üretim ve cilalama merkezlerini ziyaret etmek, bu işi bizzat yerinde görmenin keyfini yaşatacaktır.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




