gezz.org

Sali
07 Sub
Metin boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Amsterdam

Sokak festivalleri, konserleri, kültürel etkinlikleri, geleneksel anlayıştan uzak yaşam tarzıyla, tam anlamıyla yaşayan ve ilham veren bir kent Amsterdam... Amsterdam'ın enerjisini içinizde hissetmemek mümkün değil. Avrupa'nın en romantik ve en güzel kentlerinden biri olan Amsterdam büyük bir şehrin her türlü avantajını sunmasının yanı sıra, küçük bir kentin sakinliğine ve huzuruna sahip. Dilerseniz Amsterdam'ın simgesi sayılabilecek kanalların kıyısında bir yürüyüşe çıkıp renklerin tadına varabilir ya da bir kafede mola verip birbirinden lezzetli kahveleri tadabilirsiniz. Kültürü, yaratıcılığı ve sanatı besleyen her türlü etken, bu kentin sokaklarında akıyor. Zevkleriniz ve hayalleriniz sizi hangi yöne sürüklerse sürüklesin, kesin olan bir şey var: Amsterdam görülmesi gereken kentler listesinin başına yer alıyor.

 

Neden gitmeli?

Kuzey Avrupa'nın en büyük şehri olan Amsterdam, güzellik ve dinginliğin, hareketli gece hayatı ile mutlu bir beraberlik kurduğu muhteşem bir yer. Şehrin müzeleri, kanalları, dar sokakları, parkları, restoranları ve kafeleriyle mutlaka görmeniz gereken birçok yeri bulunuyor. Dam Meydanı, Kraliyet Sarayı ve Ulusal Anıt mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. Burada kentin en eski kilisesi Oude Kerk'i, tarihi Portekiz Sinagogu'nu gezebilir ve Musevi Tarihi Müzesi'ni görebilirsiniz.

Prinsengracht'da Anne Frank'ın Evi'ni de mutlaka görün. Hemen yakındaki Westerkerk, ünlü sanatçı Rembrandt'ın gömülü olduğu yer. Kendine özgün sokaklardan ve çekici kanallardan oluşan Jordaan, Amsterdam'ın en güzel bölgelerinden. Kanalın hemen kenarında ve gerçekten resim gibi.

1885'te açılan, Amsterdam'ın en çarpıcı mekanlarından Rijksmuseum'da, aralarında Rembrandt'ın da olduğu eski ustaların resimlerini görebilirsiniz. Hemen yakındaki Van Gogh'un yapıtları ve çalışma koleksiyonunu bulunduran Van Gogh Müzesi'ni, Picasso, Matisse, Mondriaan, Cezanne ve Monet'nin yapıtlarının sergilendiği Stedelijk Müzesi'ni de görmeyi sakın ihmal etmeyin.

Amsterdam'ın en canlı meydanı olan Leidseplein, mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Gündüzleri meydan; kafelerde oturanlarla, gösteri yapan ateş yiyenlerle, sokak şarkıcısı ve müzisyenleriyle dolup taşıyor. Geceleri ise burası çevredeki kafe, bar, restoran, gece klübü ve sinemaları tıklım tıklım dolduran gençliğin buluşma noktası haline geliyor.

Nerede kalmalı?

The Dylan
Keizersgracht 384

Önceleri Blakes adıyla bilinen The Dylan, mükemmel servis anlayışı, enfes lezzetler sunan mutfağı ve ünlü yüzlerin tercihi olması dolayısıyla Amsterdam'ın gözde otelleri arasında yer alıyor. Kanal kıyısında yer alan üç görkemli evin birleştirilmesiyle oluşturulan The Dylan, 43 odası ve göz alıcı avlusuyla konuklarını muhteşem bir atmosferde ağırlıyor.

Lute Suites
Amsteldijk Zuid 54-58 | Ouderkerk a/d Amstel

Tasarımcı Marcel Wanders ve Şef Peter Lute tarafından yaratılan Lute Suites, yepyeni bir konsept çerçevesinde tasarlanmış eşsiz bir otel. Birbirinden bağımsız dubleks yedi süitin her biri; adeta masal dünyasından çıkmış gibi: Çay fincanı şeklinde askılar, dev sabun kalıbı şeklinde banyo küvetleri ve daha niceleri görülmeye değer. Oda fiyatları yüksek; ancak Lute Suites'te, başka hiçbir yerde bulamayacağınız bir deneyim yaşayacaksınız.

Intercontinental Amstel
Professor Tulpplein 1

1867'de açıldığı günden beri Amsterdam'ın en lüks oteli ünvanını hiçbir otele kaptırmayan Intercontinental Amstel, dünyanın da en lüks otellerinden. Abartılı iç tasarımının modası her ne kadar biraz geçmiş olsa da otel; lobisinden yükselen mermer merdivenleri, kusursuz servisi, yabancı dil bilen personeli ve Michelin yıldızlı restoranı La Rive ile farklı bir kulvarda. Uluslararası ünlüler ve Kraliyet Ailesi mensuplarının da Amsterdam'daki favori adresi, birkaç yıl önce Prens William Alexander'ın düğününe de ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Restoran ve barlarıyla otel, konaklamasanız bile yemek yemek veya içkinizi yudumlamak için uğramanız gereken bir adres. Fransız ve Akdeniz mutfaklarından lezzetler sunan Michelin yıldızlı La Rive, klasik bir restoran havasındayken, Amstel Brasserie'yi daha çok öğle yemeklerinizi yemek için tercih edebilirsiniz. Amstel Bar akşam içkilerinin, Glass Conservatory Lounge ise keyifli sohbetlerin ideal noktası.

Seven One Seven
Prinsengracht 717

Amsterdam'ın en merkezi noktasında konumlanmış olan Seven One Seven'ın kanal kıyısında yer alan ve kraliyet döneminin görkemini taşıyan ihtişamlı binası 1810'da inşa edilmiş. Ünlü Hollandalı moda tasarımcısı Kees Van der Valk tarafından tasarlanan otel, lüks ve elit bir atmosfere sahip.

Nerede yemeli - içmeli?

C11
Oosterdokskade 3-5

Centraal Station yakınlarındaki 11, özellikle fabrikayı andıran dekorasyonuyla dikkat çekiyor. Haftasonları 23:00'den itibaren bar ve gece kulübüne dönüşen mekanda dört servisli set menüyü deneybilirsiniz. 11, haftaiçi hergün 11:00-24:00 saatleri arasında hizmet veriyor.

De Kas
Kamerlingh Onneslaan 3

Amsterdam'ın popüler restoranlarından olan Dekas, Frankendael Park'da 1926 yılında restore edilmiş bir seranın içinde yer alıyor. 2001 yılında açılan restoranın her tarafı camlarla çevrili. Yemek yapımında kullanılan malzemelerin çoğuysa, restoranın kendi serasında yetişiyor.

Envy
Prinsengracht 381, 1016, HJ

Açık mutfakları sayesinde sipariş verdiğiniz yemeklerin hazırlanışını izleme şansına sahipsiniz. Her sezon değişen menüsü özellikle zengin a la carte listesiyle dikkat çekiyor. Envy Amsterdam'ın en güzel restoranlarından biri kabul edilse de maalesef popüler alışveriş merkezlerinin biraz uzağında kalıyor.

Vyne
Prinsengracht 411

ENVY'nin sahiplerinin 2 ay önce açtığı şarapevinde 250 çeşit şişede, 80 çeşit bardakta şarap içme şansınız var. Loş ışıklandırması olan mekan, uzunca bir bar, uzunlamasına oldukça büyük 5 masa ve duvarda 2 kişilik leylek masalarla baştan sona uzanan deri bir koltuktan ibaret. Bir duvar ise baştan sona şarap şişeleri ile donatılmış. Pazartesi'den çarşambaya çok kalabalık olan mekana bu günler için rezervasyon şart. Cumaları 16.00-01.00, pazarları 15.00-00.00 arası açık olan mekan diğer günler ise 17.00'den 01.00'e kadar hizmet veriyor.

Restaurant 15 Amsterdam
Jollemanhof 9, 1019, GW

Giriş bölümündeki lounge'dan bir kadeh içki içtikten sonra, pazar gününden perşembeye açık olan restoran trattoria'sında a la carte yemek yiyebilirsiniz. Başka bir günse, tabii ki rezervasyon yaptırarak holün en sonunda kurulmuş ana restoranda keyif çatabilirsiniz.

Nerede eğlenmeli?

Bar Arc
Reguliersdwarssraat 44

Popüler Reguliersdwarsstraat bölgesine son eklenenlerden biri olan Arc'ta kahvaltınızı yaparken günlük gazetelere göz atabilir, öğle veya akşam yemeğinizi yiyebilir veya geceleri trendy bir bara dönüşen mekanın geniş kokteyl listesindeki içkilerin tadına bakabilirsiniz. Hafta sonu akşamüstü içkinizi hoş bir Amsterdam kalabalığı içinde içmek istiyorsanız, sofistike ışıklandırması ve lounge için ideal tasarımıyla Bar Arc sizleri bekliyor. Harika fingerfood'ları da olan bar'da her gün 17.00-19.00 arası “happy coctail hour”, çarşambaları ise; tüm gece “fabulous coctail night”, bu zamanlarda tüm kokteyller sadece 5 Euro.

Jimmy Woo
Korte Leidsedwarsstraat 18

Misafir listesinde olsanız bile içeri girmede zorluk yaşayabileceğiniz Jimmy Woo, altın renginin yoğun olarak kullanıldığı ihtişamlı dekorasyonu ve 12.000 ampullük dans pistiyle konuklarını eğlencenin doruklarına taşıyor.

De Admiraal
Herengracht 319

Amsterdam'ın son bağımsız damıtıcılarından biri olan Van Wees'in likörlerinin tadına bakabileceğiniz bir ‘tasting house' De Admiraal. Girişinde birahaneyle bağdaşan objelerin yer aldığı mekanın tasarımı bu haliyle bir kiliseyi anımsatıyor. Tasarımı pek ‘tasting house' stilinde olmasa da konforlu koltuklarında gecenin geç saatlerine kadar oturabilir veya keyifli avlusunda içkileriniz yudumlayabilirsiniz.

Boom Chicago
Leidseplein 12

1993 yılından beri Amsterdam gecelerine damgasını vuran şovlar hazırlayan Boom Chicago, Amerikalı bir ekibin Amsterdam gecelerine armağanı. ‘Dinner theatre' konseptini Amerika'dan ithal eden ekip haftanın her günü 300 kişilik izleyici kapasitesini dolduruyor. Ağırlıklı olarak doğaçlama şovların yapıldığı mekanda izleyiciye yöneltilen eğlenceli sorularla izleyicinin aktif katılımının hedeflendiği sıra dışı gösteriler sunuluyor. Bünyesinde oldukça başarılı bir restoranı da barındıran Boom Chicago'da şovu izlerken bir yandan ödüllü şef Marcel Puyk'in mutfağından çıkmış lezzetleri tadabilir, diğer yandan kokteylinizi yudumlayabilirsiniz.

Nereden alışveriş yapmalı?

De Bijenkorf
Dam 1

Hollanda'nın en önemli büyük mağazası olan De Bijenkorf, gözlerine inanamayacağınız güzellikteki vitriniyle gezginleri kendine çekiyor. 15.katta yer alan mağazanın “kitsch” elbise koleksiyonunu mutlaka görmelisiniz. De Bijenkorf, Pazartesi 11:00-18:00; Salı, Çarşamba, Cuma, Cumartesi , 9:30-18:00 ve Perşembe 09:30-21:00 arası açık.

Pool's Potten
KNSMlaan 39

Büyük eski bir kakao deposunda konumlanan Pool's Potter, günümüzde hoş bir tasarım mağazası olarak hizmet veriyor. İki tasarımcıya ait dükkanda kendi markalarının yanı sıra Avrupa ve Asya'dan ithal mobilya ve aksesuarlar da bulmak mümkün. Endüstriel tasarımcı Eric Pol, Jan Wolleswinkel ve Theo Grootendorst tarafından ağırlıklı olarak çömlek yapıp satmak amacıyla kurulmuş olan mağazadan Eric Pol ayrılmış, ancak arkadaşları Pol'ün soyadından esinlenerek konulmuş olan isimi korumayı tercih etmiş. Mağazada mutfak araç gereçleri ve mutfak ünitelerinin yanı sıra şamdanlar, vazolar, dekoratif objeler gibi geniş bir ürün yelpazesi mevcut.

Sissy Boy Homeland
KNSM Laan 19

Eilanden bölgesinin bir başka keşfedilesi mağazası Sissy boy Homeland. Adından da anlaşıldığı üzere ev ve dekorasyon namına hemen her türlü ürünü bulabileceğiniz bir mağaza. Kendi tekstil markalarının yanı sıra Savon de De Marseilles, Welivelikethis gibi kişisel bakım ürünlerinin de satılmakta olduğu mağazada aydınlatmadan halılara kadar çok çeşitli ürünler mevcut. Bizim en çok ilgimizi çeken bölüm ise başka yerde bulunması zor olan klasik robotlar ve oyuncaklar. Eğer bu tür objelere merakınız varsa koleksiyonunuza katmak isteyeceğiniz birçok parça bulacağınıza emin olabilirsiniz.

Sbk Amsterdam
KNSM Laan 307

Elianden bölgesinde yer alan galeri, 1955 yılında kurulmuş olan sanat vakfına ait. Galerinin kendine ait koleksiyonunda 50.000'in üzerinde sanat eseri mevcut. Koleksiyonda yer alan parçalar Hollandalı ya da Hollanda'da yaşamış sanatçıların eserleri olduğundan, koleksiyon çağdaş Hollanda tasarımının güçlü bir temsilcisi. SBK'nın Amsterdam'da 10 şubesi daha mevcut; ancak Elianden'daki en geniş alana sahip olanı. Vakfa hala düzenli olarak 1.000'in üzerinde sanatçı katkıda bulunuyor.

Neyi mutlaka görmeli - yapmalı?

Dam Meydanı'nda gezin. Amsterdam'ın Rembrandt ve Leidseplein meydanlarıyla birlikte dünyaca ünlü üç meydanından biri olan Dam, iki yanında mağazalar bulunan sokakların açıldığı büyük bir meydan. İkinci dünya savaşında ölen Amsterdamlılar için dikilen anıtını ve Kraliçenin taç giyme töreni için yapılan Kraliçe Sarayı'nı barındıran meydan, ünlü kültür merkezi Nieuwe Kerk'in ve Madame Tussaud's Müzesi'nin de komşusu.

Coffee Shop'lar ve Smart shop'larla tanışın. Amsterdam'ın her köşesinde farklı tasarımlarıyla dikkat çeken “coffee shop”ları görüyorsunuz. Hafif uyuşturucular olarak tabir edilen maddelerin satımının yasal olduğu bu dükkanlarda haşhaşlı sigara, ot ve kekler; çay ve kahvenin yanında tüketildiğinden ‘çayevleri' (tea rooms) olarak da adlandırılıyorlar. Hafif uyuşturucuların kullanımının serbest olduğu Amsterdam'da sokak aralarında satılan ağır uyuşturucular ise tamamen yasak. Yeşil ve beyaz renkli etiketler bulunmasının ruhsatlı olduğu anlamına geldiği coffee shop'ların sayısı 500'ü aşkın. Rengarenk görseller, neon ışıklar ve mantar resimleriyle merak uyandıran “smart shop”lar ise sihirli mantar gibi halusinojen maddeler, enerji vericiler ve afrodizyakların yanı sıra çeşitli pipoların ve tütün aksesuarların satıldığı mağazalar.

Albert Cuyp Pazarı'nda dolaşıp, De Pijp'de kahve molası verin. Albert Cuyp Sokağı'nın iki yanında kurulan açıkhava pazarı Albert Cuyp, Amsterdam'ın en ünlü marketlerinden biri... Eski zamanlarda aklınıza gelebilecek her şeyi bulabileceğiniz Albert Cuyp marketi ünlü markaların ürünlerinin sokaklarda satılmasına karşı aldığı önlemler sonucu genel olarak ucuz ürünleri bulabileceğiniz bir Pazar. Meyve sebze tezgahlarından kozmetik ürünlerine, balık halinden hediyelik eşya standlarına ihtiyaç duyduğunuz her şeyi barındıran Pazar, hala eski cazibesini koruyor. Son dönemlerde bünyesinde açılan restoranları, lounge mekanları, barları, tasarımcı butikleri ve stüdyoları ile popüler bölgelerden biri haline gelen De Pijp'de yer alan Albert Cuyp, alışveriş yapmayacaksanız dahi gidip görmeniz gereken Amsterdam ritüellerinden.

Leidseplein'da dolaşıp, Vondelpark'ta çimlere uzanın. Leidseplein Amsterdam'ın en popüler ve turistik meydanlarından... Amsterdam'ın grease'ciler ve hippiler arasında bölündüğü 60'lı yıllarda grease'cilerin yoğun olarak yaşadığı bölge; kafeleri, barları, mağazaları ve coffee shop'larıyla rengarenk cıvıl cıvıl. Özellikle yaz aylarında tiyatrodan müziğe çeşitli sokak performanslarına ev sahipliği yapan meydan, şehrin en çok rağbet gören alışveriş sokaklarıyla, ünlü Dam Meydanı'na bağlanıyor. Kalabalıktan sıkılanların soluğu Vondelpark'ın çimlerinde aldığı Leidseplein, Muntplein bölgesinde 17. yüzyıldan kalma Mint Tower'ı ve dört mevsim açık çiçek pazarını da barındırıyor.
 

Sitedekiler

Şuanda 23 konuk çevrimiçi

Tanıtım


"Dünyada cenneti arayanlar, Dubrovnik'i görmeliler..." - G.Bernard Show
Dujoy.com ile Adriyatik'in eşsiz güzellikteki tatil mekanını keşfedin.